Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve vukuatsız çıktı.

11 Temmuz 2018 tarihinde Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik yapılan operasyonda silahlar ele geçirilmişti. Silahlar usüle uygun alınmış ruhsatlı silahlar çıktı ve kriminal incelemelerinde herhangi bir vukuatı olmadığı ortaya çıktı. Silahların toplanmasının ardından sanki ruhsatsız ve vukuatlı gibi sergilenmesi kamuoyunda infial ve olumsuz algı yaratmıştı.  TBAV dan aşadaki açıklama yapıldı:

"Bu iftira, TBAV Camiası’nı sözde silahlı bir terör örgütü gibi göstermek amacıyla atılmaktadır. Aynı iftira, 1999 yılında da atılmış, camiamız açılan davadan beraat almıştır. O tarihte yapılan operasyonda el konulan silahlar olmuş ve yine bunların tamamı ruhsatlı çıkmıştır. Sonradan da hepsi sahiplerine iade edilmiştir.

Son olarak, 11 Temmuz sabahı gerçekleştirilen operasyon sırasında Sayın Adnan Oktar ile birlikte camiamız mensubu arkadaşlarımızın ev ve iş yerlerinde aramalar yapılmış, operasyon kapsamında 116 adrese gidilmiş ve 185 arkadaşımız gözaltına alınmıştır.

Bahse konu operasyon ve gözaltılar ile birlikte eş zamanlı olarak yazılı, görsel ve sosyal medya mecralarında ise Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımıza karşı yargısız infaz ve linç kampanyaları başlatılmıştır. Hemen her geçen gün yeni ve asılsız iftiralar, gerçeklik payı, bilgi veya belgesi araştırılmadan, masumiyet karinesi hiçe sayılarak, sadece camiamız aleyhinde algı oluşturmak amacıyla kamuoyuna servis edilmektedir.

Bu haberlerden bir tanesi, 25 Temmuz tarihinde, emniyet yetkililerince operasyon kapsamında 72 adet tabanca ve 23 adet uzun namlulu silah ele geçirildiği şeklinde basına yansıtılmış; ancak bu silahların birbirinden farklı 116 ayrı adresten ve 185 kişiden toplanılmış olduğundan nedense hiç bahsedilmemiştir. Aksine, habere atılan konu başlıklarıyla da kamuoyunda sanki Sayın Adnan Oktar’ın şahsi bir silah deposu veya cephaneliği varmış algısı oluşturmaya çalışılmıştır.

Ayrıca bu tabancaların hepsinin ilgili devlet kurumları tarafından düzenlenmiş yasal taşıma ruhsatlarına sahip olduğu gerçeğine değinilmemiş; ayrıca uzun namlulu silah olarak adı geçenlerin tamamının da gerçekte av tüfeği ve gene devlet kurumları tarafından ve ruhsatlı olarak hak sahibi kişilere tahsis edilmiş olduğundan maksatlı olarak bahsedilmemiştir.

Hatta bazı medya organları işi bir adım daha ileriye götürüp, emniyet yetkililerince basına verilen ilk fotoğraflarda silahların yanında açıkça görülen taşıma ruhsatlarını, sonraki fotoğraflarda bulandırmışlar veya silerek göstermemeye çalışmışlardır.

Buradaki amaç, toplanan silahlarda kanuna aykırı hiçbir durum olmadığı gerçeğini gizlemek ve ortada güya bir silahlı örgüt varmış izlemini uyandırmaktır.

Oysaki; “taşıma ruhsatlı silah sahibi olmak”, belli meslek gruplarında faaliyet gösteren işadamlarına, yasada belirtilen sınırın üzerinde ciroya sahip şirketlerin müdürlerine ya da herhangi başka bir sebeple can güvenliği riski taşıyan kişilere devletimiz tarafından verilmiş yasal bir haktır. Bu nedenledir ki ülkemizde yüzbinlerce kişinin taşıma ruhsatlı silahı bulunmaktadır.

Taşıma ruhsatlı silah sahibi olmak bir kişiyi potansiyel suçlu ya da silahlı örgüt üyesi yapmaz, aksine ruhsat sahibi kişinin kanuna bağlılığını gösterir. Çünkü ruhsat sahibi olan kişiler, emniyet birimlerimiz tarafından çeşitli tahkikatlardan geçtikten sonra bu hakkı kazanmaktadırlar. Ruhsatlı silah, kullanılmak amacıyla değil, can güvenliği tedbiri sebebiyle taşınır. Nitekim arkadaşlarımızın ruhsatlı silahlarının hiçbiri kanuna aykırı bir fiilde kullanılmamıştır.

Sadece can güvenliği tedbiri nedeniyle taşınan, hiçbir şekilde kullanılmayan ruhsatlı silahlarla örgüt kurulduğu dünyanın neresinde görülmüştür? Böyle bir silahlı örgüt olabilir mi? Kanuna aykırı bir fiilde bulunma amacı olan kişiler elbette ki emniyette balistik kaydı bulunan ruhsatlı silahlar kullanmaz. Dolayısıyla “silahlı örgüt” iddiasının saçma bir iftira olduğu gün gibi açıktır.

Sayın Adnan Oktar’ın arkadaşlarının birçoğu saygın iş adamlarıdır. Meslekleri, sosyal konumları sebebiyle silah taşıma ruhsatı almaya yasal olarak haiz kişilerdir. Ayrıca Sayın Adnan Oktar’ın savunduğu fikirler ve uzun yıllar boyunca yapmış olduğu yayınlar yolu ile IŞID, DHKPC, El Kaide ve PKK gibi devlet ve millet düşmanı birçok terör örgütünün hedefinde olduğu, gene Sayın Adnan Oktar’ın ve arkadaşlarımızın bu örgütler tarafından birçok kez ölüm tehditlerine maruz kaldıkları kamuoyunun da bildiği bir gerçektir. Dahası emniyet güçlerimiz tarafından yakalanan bazı teröristlerin üzerinden çıkan ölüm listelerinde Sayın Adnan Oktar’ın adı ile birlikte ev ve yayın yaptığı stüdyoların krokileri ele geçirilmiş ve bu olay basına da yansımıştır. Bu sebepledir ki bahse konu olay üzerine emniyet ve ilgili mahkemelerce Sayın Adnan Oktar’a resmi polis koruması teklif edilmiştir. Dolayısıyla gözaltında bulunan arkadaşlarımızdan bazılarının can güvenliği sebebiyle taşıma ruhsatlı silah sahibi olmaları kanuna uygun olmasının yanında son derece doğal bir durumdur.

Böyle bir ortamda arkadaşlarımızın can güvenliği için devletten uygun şartlar dahilinde silah talep etmeleri en akılcı davranıştır. Dileyen kişi yasaların izin verdiği sayıda silah ruhsatı talep edebilmektedir. Herkesin yıllık mermi istihkakı da 1000 adettir. Dolayısıyla bu mermi ve silahların tümü devletimizin ruhsatlarıyla alınmış legal silahlardır."